Gurbet Köşesi

 
 
Sayın Ziyaretçi, Gurbet köşesinde Almanyadaki yaşamla ilgili izlenimlerimi açıklamaya çalışacağım.

1960 dan 1980 yıllarına kadar İnsanlarımız büyük beklentiler içinde geldiler "alamanyalara", kimisi gördü kimisi ise kadere boyun eğerek çareyi geri dönmekte buldu, geriye dönüp baktığımda; tekrar dönenlerde ve kalanlarda çeşitli sebeplerden kaynaklanan pişmanlıklar görüyorum, ben iki tarafada hak veriyorum.

Almanyaya ilk gelenler işin lüksünü aramadılar, temizlik, maden ve kömür ocakları, balata fabrikası ve daha adını sayamayacağım birçok, İnsan Sağlığına zararlı olan işler, alman halkının, kibirine yakıştıramadığı işlerde çalıştılar, dil yok, eğitim (almanca kursu,kanunlar) yok, Vatandan, Şehrinden, Köyünden uzakta, kime güvenilir bilmez, derdini anlatmak için iki söz bilen Tercüman arar, domuz eti yemediği için üzerinde dana resmi olan besin arar, yılda birden fazla Türkiyeye gittiği için Pasaporttaki mühürlerin neden kaynaklandığını öğrenmek isteyen alt kıdemli memurların sorgulamalarına boyun eğer, bir büyüğümün anlattığı ise, hıristiyan bayramından (paskalya) dolayı kapalı olan ve bilmedikleri için kapıdaki bekçilerle tartışan "bizi iştenmi attıracaksınız" düşüncesiyle kapalı fabrikaya zorla girmeye uğraşan gurbetçiler.

Bu sorunlar karşısında yinede dişini sıkarak mücadele eden gurbetçilerimiz zamanla belirli bir seviyeye gelerek hayatın akımına teslim oldular, ama hiçbir zaman kültürlerini unutmadılar. Şehirlere yerleşenler kaçınılmaz ortama ayak uydurmaya çalıştılar, kırsal kesime yerleşenlerin birçoğu ise alışık olduğu yaşam tarzını devam ederek alman toplumuna sırt çevirdiler, haksızda değillerdi çünkü alman hükümeti hiçbirzaman gelen gurbetçilere eğitim vermeyi sözkonusu bile etmemişti, aradan geçen yıllar sonu ikinci nesil gelişti, almancayı öğrendi kanunları öğrendi, hakarete uğradığında müdafa etmesini öğrendi, işsahibi oldular, işveren oldular. Bu durumdan rahatsız olmaya başlayan alman hükümeti 1980 yıllarında, kesin dönüş yasası çıkardı, kesin dönüş yapan her aileye belirli bir ödeme yaparak Türklerin tekrar dönmesini teşvik etmeye başladı, bu teşvikten binlerce Vatandaşımız yararlandı ve kesin dönüş yaptı.

Soğuk savaş sonrası yıkılan berlin duvarı almanyaya çok ağır sıkıntılar getirdi, doğu almanyada işyeri açmak isteyen Türkler büyük hakaretlere uğradı, giderek artan işsizlik oranı ise ırkçılarda fırsat ortamı yarattı, başlayan ekonomik sıkıntılarla beraber almanların doğum oranı giderek düşmeye başladı, Türkler ise çoğalmaya ve heryönden kendilerini geliştirmeye başlamışlardı, dolayısıyla Türk düşmanlığı gündemde artmaya devam etti, sonunda Türkler almanların elinden işlerini alıyor sloganıyla, ırkçılar tarafından üzücü ve insanlıkla bağdaşmayan davranışlarını Mölln ve Solingen olaylarında Vatandaşlarımızı yakarak insanlık dışı hareketlerini göstermişlerdi.

Gurbetçi yinede yılmadı, yıllarca alman devletine destek olan işgücünü boşa vermek istemedi, artık almanya ikinci vatanı oldu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tavsiyesi ile bazıları çifte vatandaş oldular, gayrimenkul alanların sayısı giderek arttı, işyeri kuran Türklerin sayısı artıyor, birzamanlar köle gibi kullanılan Türklerin, alman işçileri oldu, çalışkan insan olan Türkler lüx arabalara binmeye başladı, almanlar ise bu gelişmeyi kıskanmaya başladı.

2002 yılında tedavüle giren € (Avro) almanya ekonomisini salladı, işsizlik sayısını azaltacak düşüncesi ile benimsenen € tam tersini yaptı, insanlar bankalara borçlandı, yuvalar yıkıldı, ardarda iflas eden işyerlerini tutmak imkansızlaştı,  büyük firmaların, kar yaptığı halde işçilerinin paralarını kesme israrına hem alman hükümeti hemde sendikalar boyun eğdi.

Şimdi ise birçok Vatandaşımız, almanyada karın tokluğuna çalışmaktansa Vatanımda çalışırım düşüncesinde, Ülkemizde çeşitli branşlarda iş kurma planları yapılıyor ve edindiğimiz bilgileri Ülkemizin geleceğine katmaya hazırlanıyorlar.

 

Saygılar Sunarım
Ökkeş Usta
Anasayfa