|
KAHRAMANMARAŞ'IN İNGİLİZLER TARAFINDAN İŞGAL EDİLMESİ (22 Şubat 1919)
Mondros Mütarekesi
imzalandıktan sonra istilacı itilaf devletleri harekete geçtiler.
Ancak; Ingiltere ile Fransa arasında da anlaşmazlık çıktı. İki devlet
arasındaki daha önce Syket-Picot antlaşmasına göre; Musul Fransa'ya
verildiği halde, Ingilizler burayı zorla işgal ettiler. Hatta, 6
Aralık'ta Gaziantep'in Kilis ilçesini, 1 Ocak 1919'da Gaziantep'i işgal
ettiler. Bu arada Ingilizler'in Kahramanmaraş'ı da işgal edeceği haberi
halk arasında birden yayıldı. Yıldırım Orduları Komutanlığı'da işgalden
bir hafta önce Kahramanmaraş'taki askeri komutanlığı'na bir telgraf
çekerek tedbir alınmasını istemişti.
Kahramanmaraş'ın işgal
edileceğini anlayan köylüler, Kahramanmaraş-Narlı arasındaki Aksu
köprüsünü tahrip ettiler. Gaziantep'ten yola çıkan İngilizler, Aksu
üzerindeki köprünün yıkılmış olduğunu görünce az da olsa paniğe
kapıldılar. Yine de Akarsu üzerine dar ve küçük bir köprü kurarak
Kahramanmaraş'a doğru ilerlemeye başladılar. Daha önce Suriye'ye göç
eden Kahramanmaraş'lı ve Zeytun'lu Ermeniler de beraberlerinde
taşkınlık ve şımarıklık içinde geliyorlardı. Şehirde bulunan
Ermeniler'de bunlardan cesaret alarak taşkınlıklarını artırmaya
başladılar. Kahramanmaraşlı yerli Ermeniler, Ingilizler'i şehrin
güneydoğusundaki şimdiki Şeyhadil mezarlığının ilerisinde karşıladılar.
Nihayet, bando eşliğinde
Ermenilerin de büyük taşkınlık ve desteğinde "Yaşasın Ingilizler,
Yaşasın Ermeniler, Kahrolsun Türkler, Türkler'e ölüm" gibi naralarla 22
Şubat 1919'da şehre girdiler.
Yüzyıllarca Türk Yurdu olan
Kahramanmaraş'taki bu olay karşısında, Türkler adeta kahroldular.
Gururları zedelenmişti. Ama, Ermeniler'in taşkınlıkları arttıkça da
Kahramanmaraşlılar iyice öfke ile doldular. Adeta yeleleri kabarmış
arslanlar gibi her an karşı koyacak ve bunları dağıtacak gücü içlerinde
hissediyorlardı.
Türkler, ençok
Kahramanmaraş'lı yerli Ermeniler'in nankörlükleri karşısında
kahroldular. Yıllarca Türk misafirperverliğinin, Türk geleneğinin, Türk
adalet ve müsamahalığını onlara göstermişlerdi. Kahramanmaraş'lı
pişirdiği bazlamasının ortasından bölerek, yarısını da Ermeni komşusu
ile paylaşmıştı.
Kahramanmaraş'a gelen Hintli
askerlerden oluşan Ingiliz birliği süvari alayı, bugünkü valilik
binasının bulunduğu yere çadırlarını kurarak konakladılar. Ingiliz
birliklerinin bir kısmı da şehrin kuzeyindeki Amerikan Koleji'ne
(şimdiki Halk Eğitim Merkezi) yerleştiler. Nihayet Ingilizler
Amerikan Koleji'ni karargah kurarak askerlerini bu koleje, Ahırbaşı
kilisesine, Ermeni ve Katolik kiliselerine, Alman Çiftliği binalarına
yerleştirmiştir.
İngiliz alayından yetkili ve
görevli bir subay, Kahramanmaraş hükümetine gelerek, güvenliği temin
amacıyla ve Mondros Mütarekesi'inin 7. maddesi gereği şehri işgal
ettiklerini söyledi.
Şehrin ileri gelenlerinden
Mutasarrıf Ata Bey'de "Kahramanmaraş ve çevresinde güvenliği bozan bir
durumun halihazırda mevcut olmadığını" kendilerine söyledi.
Bu arada çevre köylerden
gelen ayrılıkçı Ermeniler taşkınlık ve şimarıklıklannı devam
ettiriyorlardı. Türkler'i sürekli olarak ihbar ediyorlardı. Her an büyük
bir savaş patlak verebilirdi. Bunu bilen İngiliz komutanlar, yerli
halkın hepsini karşılarına almak istemiyorlardı. Sonra, yerli halkın
tamamen cephe almasından kendileri de çok tedirgin oluyorlardı.
İşgal kuvvetler komutanı
Miralay Max Andrio, şehrin ileri gelenleri ile bir toplantı yapmayı
uygun buldu. Bir yazı ile Kahramanmaraş'ın ileri gelenlerine duyuru
yapıldı. Bu toplantının Amerikan Koleji'nde olması isteniyordu. Bu
toplantıya Kahramanmaraş Müftüsü Tekerekzade Hacı Mehmet Tevfik,
Dayızade Hacı Mehmet Emin, İlyas Efendizade, Eytam Müdürü Müderris
Hasan Refet, Leblebici Zade Hafız Ali, Şeyh Ali Sezai Efendi, Sarıkatip
Mehmet Efendi çağrıldılar. Bu toplantıya çağrılan 7 kişi, konuyu önce
müftü efendinin yanında toplanarak konuyu derinlemesine görüştüler.
Sonra da Amerikan Koleji'ne giderek Amerika'lı Misyoner Mekalim'le
konuştular. Bu sırada Mutasarrıf Ata Bey'de oraya geldi.
İngilizlerin Komutanı:
"Türkler'in Ermenilere haksızlık ve zulüm yaptıklarını, bu hususta çok
şikayetler aldıklarını, bundan sonra Ermeniler'e yapılan bu gibi
hareketlerden sakınmalarını" söyledi.
Türkler adına konuşan Şeyh
Ali Sezai Efendi de gerekli cevabı yaptıktan sonra karargahtan
ayrıldılar. Yerli halkın akılcı davranışı, tahriklere kapılmamaları,
Ingilizlerin de yerli halktan çekinmeleri doğrultusunda pek önemli bir
olay olmadı.
Bu sırada İngilizler'le
Fransızlar antlaşmaya vardılar. Antlaşma gereği olarak; Musul
İngilizler'e verilecek, buna karşılık İngilizler'in Güneydoğu'daki işgal
ettikleri topraklar da Fransızlar'a verilecekti. Bu defa İngilizler'in
yerine Fransızlar'ın gelmesi, Kahramanmaraş ve Kahramanmaraşlılar için
çok daha kötü idi. Çünkü Ermenilerle Fransızlar daha sıkı ilişki içinde
idiler. Hemde İngiliz işgal kuvvetleri sekiz aylık işgalleri döneminde
Ermenilere yüz vermemişlerdi. Ermenilerin iftiracı bir toplum olduğunu
gören İngilizler, önceleri Kahramanmaraş'lı Ermenilere kucak açmışlar.
Sonra da arada mesafe bırakmışlardır. Türklerle silahlı çatışmaya
girildiği zaman bu durumda Müslüman erlerin Türk tarafını
destekleyecekleri de muhakkaktı. Bunu sezen İngilizler, halktan silah
toplanmasından ve katı tutumdan vazgeçtiler.
Nitekim, İngilizlerle
Fransızların imzalamış oldukları "Suriye İtilafnamesi" gereği
İngilizler, Kahramanmaraş'ı terkettiler.
İngilizlerin Kahramanmaraş'ı
derhal terketmelerinin üç nedeni vardır:
1. 15 Eylül 1919'da Imzalanan
"Suriye İtilafnamesi"
2. İngiliz işgal kuvvetleri
içerisinde görev alan müslüman askerlerin herhangi bir çatışmada
Türkler'i destekleyeceği korkusu.
3.
Kahramanmaraş halkının tahriklere kapılmayışı, akıllı hareket etmeleri,
ileri gelenlerin anlayışlı ve bilgili olmalarıdır. |