|
1914'de başlayıp 1918'de
sona eren I.Dünya Savaşı'na Osmanlı Devleti, İttifak Devletleri yanında
katılmıştı. Dört yıl süren bu savaş, Avrupa ve Osmanlı topraklarını kan
ve ateş içinde bıraktıktan sonra Osmanlı Devleti'nin ve taraf olduğu
ittifakın yenilgisiyle sonuçlandı. 30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti ile
İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması'nın
7.maddesine (İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durumun
ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik noktayı işgal hakkına haiz
olacaktır.) dayanan İtilaf Devletleri, ülkenin stratejik ve ekonomik
bakımdan değeri büyük ve önemli bölgelerini işgale başladılar. Maraş da
bu işgal sahaları içinde yer aldı.
İngilizlerin bu niyeti Yıldırım Orduları Grup Komutanlığınca
değerlendirilerek, Maraş Asker komutanlığına çekilen 15 Şubat 1919
tarihli telgraf emrinde, Maraş'taki askeri ağırlığın Ceyhan Nehri'nin
batısına çekilmesi ve bu işin 22 Şubattan evvel bitirilmesi istendi. Bu
emri alan ilgililer, silah ve cephaneleri batı köylerinin ormanlıkları
arasına sakladılar. Şehirdeki Ermenilerin olayı öğrenmesinden dolayı,
İngilizlerin Maraş'a geldiğinde haber alacakları düşünülerek, bu
ağırlıklar daha sonra Kayseri' ye taşındı.
İstilacı İtilaf Devletleri Mondros Mütarekesi'nden
çok önceleri bile, Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaşma
planları yaptılar. Yapılan antlaşmalara göre; Irak ve Filistin
Ingiltere'ye; Suriye, Musul, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Urfa Çevresi
Fransa'ya verilmişti. Işte Kahramanmaraş'lılar için esas sıkıntılı ve
zor günler kapıya gelip dayanmıştı.
Kahramanmaraş ve
Kahramanmaraşlılar en acılı ve en yoğun çarpışmalara Mütareke'den sonra
tanık oldular. Ingiliz ve Fransızlar'ın işgaline karşı birlik ve
beraberlik içinde toplu direnişin en canlı örneğini Kahramanmaraşlılar
verdiler. Kahramanmaraş'taki Fransız Işgali'nin savunulmasının yanında,
Gaziantepe yardım edilerek iyi komşuluk örnekleri de burada sergilenmiş
oldu.
|